Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, enerji arz güvenliğini korumak ve şebeke üzerindeki kaçak tüketim yükünü azaltmak amacıyla teknolojik denetimlerini sürdürüyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, yapay zeka tabanlı analizlerin ardından dronlarla gerçekleştirilen saha taramalarında tespit edilen trafoların toplam kapasitesinin günlük yaklaşık 5 bin 500 hanenin enerji ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde olduğu belirlendi.
Kaçak Trafolar Tarımsal Sulamada Kullanılmış
Denetimlerde tespit edilen kaçak trafoların en küçüğünün 100, en büyüğünün ise 250 KVA gücünde olduğu bildirildi.
Yapılan incelemelerde, söz konusu trafoların ağırlıklı olarak 50 ila 400 dönüm büyüklüğündeki buğday ve pamuk tarlalarının sulanmasında kullanıldığı tespit edildi.
Yetkililer, binlerce hanenin enerji ihtiyacına karşılık gelebilecek kapasitedeki elektriğin kayıt dışı şekilde kullanıldığını belirterek, bunun hem enerji arzını hem de şebeke güvenliğini olumsuz etkilediğini ifade etti.
“Can ve Mal Güvenliği Açısından Risk Oluşturuyor”
Dicle Elektrik yetkilileri, kaçak elektrik tüketiminde kullanılan kayıt dışı trafoların enerji şebekesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtti.
Açıklamada, “Kayıt dışı elektrik kullanımı enerji kalitesini olumsuz etkileyerek diğer abonelerin kesintisiz enerji almasını engelliyor. Ayrıca topraklama ve koruma rölesi bulunmayan sistemler yangın ve ölümcül kazalara yol açabilecek riskler taşıyor” ifadelerine yer verildi.
Savcılığa Başvuruldu
Dron görüntüleri ve teknik inceleme raporlarıyla hazırlanan dosyanın Dicle Elektrik avukatları tarafından savcılığa sunulduğu bildirildi.
Şirket, tespit edilen kaçak trafolara el konulması amacıyla hukuki sürecin başlatıldığını açıklarken, tarımsal sulama sezonu boyunca yapay zeka destekli analiz sistemleri, dronlar, uydu görüntüleri ve uzaktan sayaç yönetimi gibi teknolojilerle denetimlerin sürdürüleceğini kaydetti.
Dicle Elektrik yetkilileri, yürütülen dijital dönüşüm projeleri sayesinde bölgede kayıp-kaçak oranının yüzde 76 seviyelerinden yüzde 35’e kadar gerilediğini belirtti.
