Başkan Mehmet Kasım Gülpınar’ın tarihi dokuyu koruma ve kenti turizmle kalkındırma hedefi doğrultusunda yürütülen projede, Balıklıgöl havzasının siluetini bozan yapıların kaldırılması amacıyla başlatılan 1. etap kamulaştırma çalışmalarında %86 seviyesine ulaşıldı.
Proje alanı içerisinde yer alan yapıların ve parsellerin büyük bölümünde hak sahipleriyle uzlaşma sağlandı. Tarihi mirası gün yüzüne çıkarmayı hedefleyen çalışma kapsamında, toplam 29 parselin 24’ü kamulaştırılırken, 84 yapının bulunduğu alanda 72 yapı belediye mülkiyetine geçti.
117 Milyon Liralık Dev Yatırım
Bölgenin estetiğini bozan betonarme yapılardan arındırılması amacıyla bugüne kadar yaklaşık 117 milyon TL kamulaştırma bedeli ödendi. 72 yapının belediye mülkiyetine geçmesiyle birlikte yıkım ve tahliye işlemleri hız kazanırken, geriye kalan 5 parsel ve üzerindeki 12 yapı için hukuki sürecin devam ettiği bildirildi.
Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte 1. etap hedeflerinin tam anlamıyla hayata geçirilmesi planlanıyor.
Beton Değil Tarih ve Yeşil Kazanacak
Başkan Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatlarıyla yürütülen projede, yıkım sonrası boşalan alanların betonlaşmaya açılmayacağı, tamamen tarihi dokuya uygun peyzaj düzenlemeleriyle değerlendirileceği belirtildi.
Kalkan Yokuşu ve çevresini kapsayan dönüşümle birlikte Balıklıgöl üzerindeki yapı baskısının azaltılması, Şanlıurfa’nın tarihi siluetinin korunması ve bölgenin gelecek nesillere daha sağlıklı aktarılması hedefleniyor.
Ayrıca bölgenin imarda özel proje alanı statüsünde bulunduğu, uygulamaların Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun onaylayacağı projeler doğrultusunda gerçekleştirileceği kaydedildi.
Gölbaşı-Yakubiye Projesi, yalnızca bir yıkım değil; Balıklıgöl platosunun nefes almasını sağlayacak kapsamlı bir rehabilitasyon ve turizm dönüşüm projesi olarak öne çıkıyor. Çalışmalar tamamlandığında bölgenin yerli ve yabancı turistler için dünya standartlarında daha ferah bir destinasyona dönüşmesi bekleniyor.
