Doç. Dr. Toptan, Göztembelliğinin bir gözün diğerine göre daha az görmesiyle ortaya çıktığını ifade ederek, hastalığın genellikle çocukluk döneminde geliştiğini ve çoğu zaman fark edilmesinin zor olduğunu söyledi.
Göz tembelliğinin, gözden beyne giden görsel uyarıların yeterince alınamaması sonucu geliştiğini belirten Toptan, “Beyin, zamanla az gören gözden gelen görüntüyü baskılar ve bu durum kalıcı görme kaybına yol açabilir” dedi.
En sık nedenler şaşılık ve kırma kusuru
Göz tembelliğine yol açan nedenlere değinen Toptan, çocukluk çağında görmeyi engelleyen her durumun ambliyopiye neden olabileceğini ifade etti. Bu nedenlerin başında şaşılık, doğuştan katarakt, göz kapağı düşüklüğü ve gözlük gerektiren kırma kusurlarının ihmal edilmesinin geldiğini belirtti.
İki göz arasındaki kırma kusuru farkı 1,5 dereceden fazla olduğunda yüksek olan gözde tembellik gelişme riskinin arttığını vurgulayan Toptan, her iki gözde doğuştan yüksek dereceli kırma kusuru bulunması halinde özellikle 3–5 yaş arasında gözlük kullanılmamasının çift taraflı göz tembelliğine yol açabileceğini söyledi.
Belirtiler geç ortaya çıkıyor
Göz tembelliğinin belirtilerinin çoğu zaman geç fark edildiğini dile getiren Toptan, hastalığın genellikle 6–9 yaş arasında belirti vermeye başladığını belirtti. Görme keskinliğinde azalma, derinlik algısında bozulma, gözlerde kayma, çift görme ve gözleri kısarak bakma gibi şikâyetlerin görülebileceğini ifade etti.
Tedavide erken müdahale önemli
Tedavi sürecine de değinen Toptan, öncelikle göz tembelliğine neden olan problemin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Toptan, “Eğer tembellik katarakt, şaşılık ya da göz kapağı düşüklüğüne bağlıysa cerrahi tedavi uygulanabilir. Kırma kusuru varsa gözlük ya da kontakt lens tedavisine başlanır. Ardından sağlam gözün kapatılmasıyla zayıf gözün çalıştırılması amaçlanan kapama tedavisi uygulanır” dedi.
Ailelere çağrıda bulunan Toptan, çocukların gözlerinde kayma, el–göz koordinasyonunda bozukluk ya da görme ile ilgili şüpheli bir durum fark edildiğinde vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulması gerektiğini belirterek, erken teşhisin kalıcı görme kaybının önüne geçebileceğini kaydetti.
