11 bin yıllık Sayburç yerleşiminde kazılar sürüyor

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç Mahallesi'nde yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları, bölgenin tarih öncesi dönemine ışık tutmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının “Taş Tepeler Projesi” kapsamında sürdürülen kazılarda, yaklaşık 11 bin yıl öncesine uzanan yerleşimin mimarisi, sosyal yapısı ve günlük yaşamına ilişkin bulgular araştırılıyor.

11 bin yıllık Sayburç yerleşiminde kazılar sürüyor

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eylem Özdoğan başkanlığında yürütülen çalışmalara Karaköprü Belediyesi de destek veriyor.

Kazı ekibi, her yıl çalışma alanını genişleterek Sayburç yerleşiminin genel yapısını daha kapsamlı biçimde ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Uzun kazı sezonları sayesinde yalnızca özel yapıların değil, konutların, günlük yaşam alanlarının ve farklı yapı formlarının da bir bütün olarak değerlendirilmesine imkan sağlanıyor.

KAZI ALANI HER YIL GENİŞLETİLİYOR

Sayburç'taki kazı çalışmalarının ilk yıllarda daha sınırlı bir alanda yürütüldüğünü belirten Doç. Dr. Eylem Özdoğan, 2022'den itibaren çalışmaların her yıl daha geniş bir alana yayıldığını söyledi.

Uzun kazı sezonlarının yerleşimin daha iyi anlaşılmasına önemli katkı sunduğunu ifade eden Özdoğan, bu yıl da yeni alanlarda kazılara başlandığını belirtti.

Özdoğan, çalışmaların hedefinin yalnızca tek tek yapıların ortaya çıkarılması olmadığını, yerleşimin bütününün anlaşılmasının amaçlandığını belirterek, “2022'den beri her sene biraz daha geniş bir alanda, yerleşmeyi biraz daha iyi anlayacak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Genelde uzun sezonlar yapıyoruz. Bunun çok faydasını gördük. Bu sene de yeni alanlar açtık.” dedi.

GÜNEY KAZI ALANINDA ÇALIŞMALAR BİRLEŞTİRİLDİ

Sayburç'taki Güney Kazı Alanı'nda iki ayrı açma grubunda sürdürülen çalışmaların bu yıl birbirine bağlandığını aktaran Özdoğan, böylece daha geniş bir alanın birlikte değerlendirilmesinin mümkün hale geldiğini söyledi.

Geniş alan kazılarının yerleşimin sosyal ve mimari yapısını anlamada önemli avantaj sağladığını belirten Özdoğan, özel yapılarla konut alanlarının aynı çerçevede incelenebildiğini ifade etti.

Özdoğan, Sayburç'ta yürütülen çalışmalar sayesinde yerleşimin bütüncül yapısına ilişkin önemli sonuçlara ulaştıklarını belirterek, hem özel yapıları hem konutları hem de ara yapı formlarını takip edebildiklerini kaydetti.

GÜNLÜK YAŞAMIN İZLERİ ARAŞTIRILIYOR

Kazılarda yalnızca sanatsal betimlemeler ve özel yapılar değil, yaklaşık 11 bin yıl önce burada yaşayan insanların günlük hayatına ilişkin izler de araştırılıyor.

Yapıların içerisindeki farklı bölümler, fırınlar, besin hazırlama alanları ve depolama mekanları, dönemin yaşam biçimine dair önemli bilgiler sunuyor.

Sayburç yerleşiminin milattan önce 9 bin yılın ortalarına tarihlendiğini belirten Özdoğan, kazılarda elde edilen bulguların dönemin topluluklarının sosyal ve kültürel yapısının anlaşılması açısından önem taşıdığını söyledi.

Özdoğan, çalışmalar sayesinde dönemin insanlarının gündelik yaşamlarını, yaşamlarını sürdürebilmek için gerçekleştirdikleri faaliyetleri ve yerleşim içerisindeki kullanım alanlarını ayrıntılı biçimde takip edebildiklerini ifade etti.

ÖZEL YAPILAR TOPLUMSAL YAŞAMA IŞIK TUTUYOR

Sayburç'ta farklı büyüklüklerde özel yapıların bulunduğunu belirten Özdoğan, bu alanların topluluğun bir araya geldiği ve ortak etkinliklerin gerçekleştirildiği mekanlar olarak değerlendirildiğini söyledi.

Büyük ve daha küçük ölçekli özel yapıların bulunduğunu aktaran Özdoğan, bu yapıların kamusal nitelik taşıyan, topluluğun bir araya geldiği ve ortak faaliyetlerde bulunduğu alanlar olduğunu belirtti.

Yapıların içerisinde yüksek düzeyde sanatsal üretimin izlerine rastlanmasının da dönemin topluluklarında birlikte hareket etmenin ve ortak etkinliklerin önemine işaret ettiği ifade edildi.

MİMARİDE DÖNÜŞÜMÜN İZLERİ ORTAYA ÇIKIYOR

Sayburç'taki konutlar, tarih öncesi dönemde yaşanan mimari dönüşümün izlerini de ortaya koyuyor.

Kazılarda yuvarlak planlı yapılardan dörtgen planlı yapılara geçiş sürecinin izlenebildiğini belirten Özdoğan, köşe kullanımının başladığı dönemde geleneksel yuvarlak planlı yapıların da kullanılmaya devam ettiğini söyledi.

Konutlarda ortaya çıkarılan fırınlar, besin hazırlama alanları ve küçük depolama bölümleri, hane yaşamının şekillenmeye başladığına ilişkin önemli ipuçları sunuyor.

YERLEŞİK YAŞAM SOSYAL DÖNÜŞÜMÜ BERABERİNDE GETİRDİ

Sayburç'ta yaşayan toplulukların avcı-toplayıcı yaşam biçimini sürdürmesine rağmen yerleşik hayata geçtiği belirtiliyor.

Kalabalık grupların bir arada yaşamaya başlamasıyla birlikte sosyal ve teknolojik dönüşümlerin de hız kazandığını ifade eden Özdoğan, bu değişimin izlerinin Sayburç kazılarında takip edilebildiğini söyledi.

Özdoğan, söz konusu toplulukların hâlâ avcı-toplayıcı bir yaşam sürdürdüğünü ancak yerleşik hayata geçerek kalabalık gruplar halinde yaşamaya başladığını belirterek, bunun beraberinde getirdiği sosyal ve teknolojik dönüşümün kazı alanında görülebildiğini kaydetti.

KARAKÖPRÜ BELEDİYESİ'NDEN KAZILARA DESTEK

Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç Mahallesi'nde sürdürülen kazılar, Şanlıurfa'nın tarihsel ve kültürel mirasının ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülen çalışmalara Karaköprü Belediyesi de destek sağlayarak kazı sürecine katkıda bulunuyor.

Çalışmaların ilerleyen dönemlerde yeni bulguların ortaya çıkarılmasına ve Sayburç yerleşiminde yaklaşık 11 bin yıl önce yaşayan toplulukların sosyal, mimari ve günlük yaşamlarının daha ayrıntılı biçimde anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ